Faaliyetlerimiz

ImageProf. Dr. Hayreddin Karaman’ın katılımlarıyla 02.12.2008 tarihinde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde ‘Geleceğin İlahiyatçılarına Öğütler’ isimli bir program düzenlendi.
HTML clipboard
 
 
E-ilahiyat kulübü tarafından; kıymetli hocamızın görüş ve tecrübelerinden istifade etmek maksadıyla organize edilen programa katılım yoğundu.Hocamız; bir işe başlamadan önce yapılması zorunlu olan dört maddeden bahsederek sözlerine şu şekilde başladı:

  ei_hkaraman2.jpg“Eğer bir işi hakkıyla yapmak istiyorsanız, ilk önce yapacağınız iş hakkında fikir sahibi olmalısınız. ‘nasıl bir iş yapıyorum’ sorusunu kendinize sorarak başlayın ve hemen arkasından da hedef tespiti yaparak devam edin. Hedef tespitiyle birlikte, bu hedef için uygulanacak programı belirleyin ve en nihayetinde bu işi gerçekleştirecek olan insanın hazır olup olmadığını kontrol edin. Bu iş için gerekli insan unsurunun evsafları belirlenmeli ve kişi kendisinin bunlara uygunluğunu denetlemelidir. İşi gerçekleştirecek olan kişinin ilim-ahlak ve kabiliyet açısından ehliyet sahibi olması mühim bir meseledir. Kişi bu ehliyete sahip değilse, bu özellikleri kendinde barındırmaya çalışmalı, yapamıyorsa da işi ehil birine havale etmelidir. Örneğin eğitim ve öğretimi gerçekleştirmek için bir dernek kuruyorsunuz, bu dernekte görevli olan kişilerin eğitimsiz olması mümkün değildir.

Bu dernek eğitmeye ve öğretmeye talip ise bunu gerçekleştirirken bir hedefi olmalı ve bu hedef doğrultusunda uygun kişilerle eğitim iş yapılmalıdır.
Sizler öncelikle,‘neden ilahiyat fakültesindeyim’ sorusuyla başlayın ve bunu tanımlayıp, mahiyetini anladıktan sonra işe ehil olup olmama açısından kendinizi sınayın. Bunun sonucunda da eksiklerinizi giderin ve bu yolda bu şekilde yürümeye gayret edin. Ne amaçla burada olduğunuzu ve ne türlü kabiliyetlere sahip olduğunuzu bilmeden ilahiyat tahsili yapmanız bir bakıma boşa kürek çekmek gibidir. 

ei_hkaraman3.jpg

İlahiyat fakültesinde okuyan kişi sadece dini öğrenmekle yetinmemelidir. Öğrenerek yaşamalı ve yaşayarak öğrenmelidir. Çünkü namaz hakkında bilgi sahibi olmakla namazı bilmek aynı şey değildir. İlahiyat öğrencisi dini kamil manada öğrenerek topluma örnek olmalıdır. Birey olarak ilahiyat öğrencisinin yapması gerekenler dışında bir de genel olarak yapılması gerekenler vardır. Unutmamalıyız ki yetmiş milyon kişinin amel-i salih sahibi olması mümkün değildir.
Günümüz şartlarında dini açıdan en katı olan İsrail’de bile pek çok laik vardır. Biz birey olarak öncelikle amel-i salih, bilgi ve güzel ahlak sahibi olmaya çalışmalı daha sonra da zorlamadan, sevdirerek amel-i salih sahibi kişi sayısını artırmaya çalışmalıyız.. Son olarak bizler diğerleriyle de, Efendimiz (s.a.v) gibi müellef-i kulup ilişkisi kurmalıyız”

Rızaı ilahi için yürümeye gayret ettiğimiz, kimi zaman duraksamak zorunda kaldığımız, kimi zaman da başa çıkamayacağımız sorunlarla karşı karşıya kaldığımız bu yolda bir nebze olsun, bize ışık tutacak, deyim yerindeyse deniz feneri görevi icra edecek hocalarımıza her zaman muhtacız.

Bilmeliyiz ki, ilahiyat ilimleri açısından ehliyet sahibi olan kıymetli hocalarımızın tecrübe ve nasihatlerinden faydalanmaz ve gerektiğinde onlarla istişarede bulunmazsak yanlış yapma riskimiz daha fazla olur. Hiç hata yapmadan hedefe ulaşılamayacağını göz önüne aldığımızda ise amacımız en az hatayla hedefe varmak olmalıdır.

Engin bilgi ve tecrübeleriyle sunumunu gerçekleştiren sayın Prof. Dr. Hayreddin Karaman hocamıza ve bu programı organize eden e-ilahiyat röportaj ekibine teşekkür ediyor ve Hocamızı fakültemizde daha sık görmeyi temenni ediyoruz. Selam ve dua ile…

Merve TARTAN

E-ilahiyat Marmara Kulubü / Marmara Temsilciliği

 

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile