1. Hocam İslam’a göre tüp bebek yöntemi caiz midir? Caiz ise İslamî sınırları nedir?
Tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmak caizdir. Bunun sınırları ise kısaca şöyle belirlenebilir; Tüp bebeğin caiz olması için tüp bebek, karı/kocadan alınma hücreler (yumurta ve sperm) birleştirilerek yapılmış olmalı. Aralarında nikâh bağı olmayan kadın ve erkekten alınma hücrelerle tüp bebek yapmak caiz değildir. Bu bakımdan sperm bankalarını da tümden caiz görmüyor ve reddediyoruz.
2.Umumi belva nedir? Hanımların başlarını açmaları ya da peruk takmaları bu kapsamda mıdır?
Umumi belva, insanların kendi iradeleri dışında ellerinde olmadan düştükleri toplumsal hatalardır. Umumi belvada hataya düşen insan, o hatayı isteyerek yapıyor değildir. Hanımların başını açmaları meselesi bu tip belva örneği olamaz. Baş örtmek insanın gücünü aşan bir şey değildir ki umumi belva olsun. Bu mesele kuru kuruya bir inat sebebiyle böyle sürüp gitmektedir. Biz peruk konusunu ilgili kişilerin kendi tercihine bırakıyoruz. Hadislerde lanetlenen peruk ile bu peruk aynı peruk değildir. Dolayısıyla o hadisleri delil getirerek karşıt bir yargıya kimse varmasın. Şunu da ekleyeyim: Peruk, başın açık olmasından iyidir. Tercih ise ifade ettiğimiz gibi ilgilere aittir.
3. Hocam taşıyıcı annelik hakkındaki kanaatleriniz nelerdir?
Taşıyıcı annelik hakkında bizim çağdaş fukaha genellikle caiz değil kanaatine sahiptir, hatta bu kanaatlerini de şiddetlice savunmaktadırlar ama ben âcizane o kanaatte değilim. Aleyhteki arkadaşlar bazı mahzurları sıralamaktadırlar. Hâlbuki o mahzurların tümü süt akrabalığı için de söz konusudur. Buna rağmen süt akrabalığı hüküm ifade ettiğine göre taşıyıcı anneliği buna rahatlıkla kıyas edebiliriz. Yani demek istiyorum ki taşıyıcı annelik caizdir ve o konuda tümden süt akrabalığı hükümleri geçerlidir. Bu yargıda herhangi bir sakınca da görmüyorum.
4. Hocam kimileri İslam hukuku için; “tatbik edilmeyen hukuk ölüdür ve bir hükmü kalmaz” demekteler. Günümüzde de İslam hukuku sadece şahısların ailevi meselelerinde çözüm olarak kullanılmaya başlandı. İctimai hayatın her alanına hükmeden İslam’ın, binaenaleyh İslam hukukunun bu şekilde kullanılması bu hükmü haklı çıkarmaz mı? Ne dersiniz?
Uygulanmayan hukuk ölüdür ifadesi yaptırımı olmayan hukuk olmaz ilkesine dayanıyor. Bu bir bakıma doğrudur ancak söz konusu iddia İslam Hukuku için söylenemez. Çünkü dini hukuk ahiret hesabını da beraberinde getirdiğinden Müslüman, bir noktadan itibaren ahiret hesabı yaparak hem kul hakkına hem Allah hakkına girmek istemiyor ve fıkhın hangi konusu olursa olsun Allah’ın dediğine göre kendine çeki/düzen verme gayretine düşüyor. Şahsen ben Konya’da fıkhın bütün konularına muhatap oluyorum. Taharetinden tutun da iş veya trafik kazalarındaki tazminat hesaplarına varıncaya kadar bana soru geliyor. Yukarıdaki iddiayı söyleyen kişiler sanıyorum toplumla hiç ilgisi olmayanlar, toplumu kendi çalışma masasından ibaret zannedenlerdir. Toplumun içine çıkıp onların dünyalarını tanısalar o sözü söylemezler. O kişilerin bir hatası da şudur: O iddia beşeri hukuklar için yüzde yüz geçerli olabilir. Çünkü beşeri hukuklarda ahiret hesabı anlayışı yoktur. Dolayısıyla ne maddi ne de manevi hiçbir yaptırım gücüne sahip değildir. Ama İslam hukuku manevi/ahiret hesabı yaptırım gücüne her zaman sahiptir. Bu manevi yaptırım gücü maddi yaptırım gücünden daha güçlüdür. O içindir ki beşeri hukuklar delillerin artık çaresiz kaldığı noktada manevi yaptırıma başvururlar. Yani yemin ettirirler. Yemin ahiret hesabını hatırlatan manevi yaptırım gücüdür. Masa başında oturup İslam Hukuku için hüküm biçenler olayın bir de bu yönünü görsünler artık. Her şeyi hatırlatmak zorunda kalmayalım değil mi yani...
Prof. Dr. Orhan Çeker
Röportaj : Gülbeyaz GÜVEN
Selçuk Üniversitesiİ
İlahiyât Fakültesi Öğrencisi
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Yorumlar
Taşıyıcı annelik bir başkasının sperm ve yumurtasının döllenip kadının rahmine yerleşmesi ve burada çocuğun oluşması işidir. Burada anne ve baba aslında başkalarıdır. Kadın sadece bunu taşımakta, beslemektedir.
Süt annelik ile bir bağ kuramadım.
Eğer bu caiz ise sperm bankasından sperm alarak kalınılan hamilelik de caiz olmalıdır. Burada en azından yumurtanın sahibi annedir. Sperm sahibi tanınmamakta taşıyıcı annelikten farklı olmaktadır.
Hocamız bunu da açıklarsa sevinriz.
ancak taşıyıcı annelik konusunda ikna olduğumu söyleyemem.caiz olmadığını söyleyen alimlerin tezlerini çürütebilecek anti tezler var mı
mesela taşıyıcı annelikde ger çek anne kim?9 ay sıkıntısını çekip doğuran mı yoksa yumurtasını veren mi?
bu sırada meydana gelen gen alışverişi-genetik hastalıklar ve miras hukuku gibi kavramları nasıl a çıklayacağız?
bu olay ticari anlamda yapılmaya başlandığında aynı karından çıkıp birbirinden habersz olanların durumu ne olacak?(mesela evlilik meselesi)
bu durumun caizliği ilerde diğer bankalarında faal çalışmasına neden olmaz mı:-?
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.